Bu sayfa; eforla artan nefes darlığı, göğüs ağrısı veya bayılma gibi bulguları olan ve EKO’da ciddi aort darlığı saptanan hastalar ile aileleri için hazırlanmıştır.Ciddi aort darlığında doğru zamanda müdahale, yaşam kalitesi ve güvenlik açısından kritik olabilir. Bu nedenle burada; tanının nasıl konduğunu, hangi bulguların “alarm” kabul edildiğini ve hangi tedavi seçeneğinin kimler için daha uygun olabileceğini adım adım paylaşıyoruz.

Önemli: Eforla bayılma, istirahatte nefes darlığı, ani kötüleşen halsizlik/çarpıntı veya akciğer ödemi tablosu varsa gecikmeden kardiyoloji/kalp cerrahisi değerlendirmesi gerekir.

Aort Darlığı Neden Önemlidir?

Aort kapağı, kalbin sol karıncığından (sol ventrikül) çıkan kanın aort kökü yolundan vücuda geçiş kapısıdır. Aort darlığında kapak açıklığı daralır; kalp, kanı ileriye gönderebilmek için daha yüksek basınç üretmek zorunda kalır. Bu durum zamanla sol ventrikülde kalınlaşmaya (hipertrofi) ve kalbin gevşeme-dolma fonksiyonlarında bozulmaya yol açabilir.

Ciddi aort darlığı “sessiz” başlayabilir; ancak şikâyetler ortaya çıktığında risk artar. Özellikle şu üçlü semptom (klasik triad) önemlidir:

Nefes darlığı (eforla başlayıp zamanla artabilir)

Göğüs ağrısı / sıkışma (anjinaya benzer)

Bayılma (senkop) veya bayılacak gibi olma

Bu şikâyetlerle birlikte EKO’da ciddi aort darlığı saptanması, çoğu hastada tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini düşündürür. Çünkü kapaktaki darlık ilerledikçe kalp üzerindeki yük artar ve zamanında müdahale edilmezse kalp yetersizliği, ritim bozukluğu, ani kötüleşme gibi istenmeyen sonuçların riski yükselir.

Kısa mesaj: Ciddi aort darlığında hedef, “şikâyetler belirginleşmeden veya ağırlaşmadan” doğru zamanda, doğru yöntemle müdahale ederek kalbi korumaktır.

EKO’da “Ciddi Aort Darlığı” Ne Demektir?

Ekokardiyografi (EKO), aort kapağının yapısını ve darlığın şiddetini değerlendirmede temel testtir. EKO, kapağın ne kadar daraldığını ve kalbin bu darlığa karşı ne kadar zorlandığını birkaç farklı ölçümle gösterir. Sıklıkla şu üç parametre birlikte değerlendirilir:

  1. Kapak açıklığı (Aort kapak alanı)
    Kapak alanı azaldıkça darlık artar. Ciddi aort darlığında kapak alanı genellikle belirgin derecede küçülmüştür.

  2. Kapak üzerindeki basınç farkı (Maksimum Gradient / ortalama gradient)
    Kapaktan kan geçerken oluşan basınç farkıdır. Gradien yükseldikçe kalbin kapağın dar açıklığından kanı itmek için daha fazla basınç üretmesi gerekir.

  3. Kan akım hızı (Maksimum jet hızı / Vmax)
    Kapaktan geçen kanın hızıdır. Darlık arttıkça hız yükselir.

Bazı hastalarda ölçümler birbiriyle tam örtüşmeyebilir. Örneğin:

  • Kalp kası zayıflamışsa (düşük debi), gradien beklenenden düşük görünebilir.

  • Tansiyon, ritim bozukluğu (özellikle atriyal fibrilasyon), kapak yapısının özellikleri ve ölçüm koşulları sonuçları etkileyebilir.

    • Şikâyet varsa (nefes darlığı, göğüs ağrısı, bayılma) ve EKO’da ciddi aort darlığı saptanmışsa, çoğu hastada müdahale geciktirilmez.

    • Şikâyet yoksa karar daha seçici verilir; kalbin zorlandığını gösteren bulgular ve risk belirteçleri dikkate alınır.
      En doğru yöntem ve zamanlama (cerrahi AVR veya uygun hastada TAVI) çoğu kez Kalp Takımı değerlendirmesiyle kişiselleştirilir.

  • Ciddi aort darlığında semptomların başlaması, kapağın darlığının artık kalbi belirgin şekilde zorladığını düşündürür. Bu aşamada beklemek;

    • kalp yetersizliği gelişimi,

    • ritim bozuklukları,

    • ani klinik kötüleşme ve hastaneye yatış,

    • yaşam kalitesinde hızlı düşüş
      riskini artırabilir.
      Bu nedenle semptomlu ciddi aort darlığı, genellikle “doğru zamanda müdahale” gerektiren bir durumdur.

  • Bazı hastalarda EKO’da ciddi darlık saptansa bile şikâyetler belirgin olmayabilir. Ancak aşağıdaki durumlarda müdahale daha erken gündeme gelebilir:

    • Sol ventrikül pompa gücünde azalma (kalbin kasılma fonksiyonunda bozulma)

    • Eforla semptom ortaya çıkması veya efor testinde riskli yanıtların görülmesi (seçilmiş hastada)

    • Çok ileri derecede darlık veya kısa zamanda ilerleme şüphesi

    • EKO’da kalbin zorlandığını düşündüren ek bulguların varlığı
      Amaç, kalp kası yıpranmadan ve hasta “kötüleşmeden” önce en uygun zamanda tedavi planlamaktır.

  • Bazen ölçümler birbiriyle tam örtüşmeyebilir. Örneğin kalp debisi düşükse gradien beklenenden düşük görünebilir. Bu durum, darlığın daha hafif olduğu anlamına gelmeyebilir. Böyle bir tabloda hekim şu adımlarla netleştirme yapabilir:

    • EKO’nun deneyimli merkezde tekrar değerlendirilmesi, ölçümlerin doğrulanması

    • Gerekirse BT kalsiyum skoru veya ek görüntüleme yöntemleri

    • Klinik şikâyetler ve kalp fonksiyonları ile birlikte bütüncül karar
      Hedef; “gereksiz bekleme” ya da “gereksiz işlem” riskini azaltacak şekilde doğru tanımlamayı yapmaktır.

  • Seçim yalnızca yaşa göre değil; birçok klinik ve anatomik faktöre göre yapılır. Örneğin:

    • eşlik eden koroner bypass gereksinimi,

    • kapak anatomisi (ör. biküspit),

    • damar yapısı ve erişim uygunluğu,

    • genel cerrahi risk, eşlik eden hastalıklar,

    • uzun dönem dayanıklılık hedefi.

    Cerrahi AVR, uygun hastada güvenilir ve uzun dönem sonuçları iyi bir yöntemdir; gerekli ise aynı seansta bypass gibi ek işlemler yapılabilir.
    TAVI, özellikle belirli hasta profillerinde daha az invaziv bir seçenek olabilir.
    En doğru karar, risk–fayda dengesiyle ve Kalp Takımı yaklaşımıyla kişiye özel verilir.

  • Güvenliği artırmak ve yöntemi doğru seçmek için çoğu hastada şu adımlar planlanır:

    • Koroner damar değerlendirmesi (BT anjiyo veya koroner anjiyo)

    • Kapak/aort anatomisini netleştirmek için BT planlama (özellikle TAVI adaylarında)

    • İlaçların düzenlenmesi (özellikle kan sulandırıcılar)

    • Enfeksiyon odağı açısından değerlendirme (gereğinde diş vb.)

    • Anestezi ve ameliyat/işlem sürecine yönelik standart hazırlıklar
      Bu hazırlıklar, “doğru yöntemi, doğru zamanda ve güvenle” uygulamak içindir.

Ameliyat Öncesi Değerlendirme

Ciddi aort darlığında cerrahi (AVR) veya uygun hastada TAVI planlanırken amaç; doğru yöntemi seçmek, riski en aza indirmek ve ameliyat/işlem güvenliğini artırmaktır.

Bu nedenle değerlendirme yalnızca kapağa değil, kalbin tamamına ve hastanın genel durumuna odaklanır. Bu nedenle hasta ile ilgili yaşamsal kararların kalp ekibince birlikte verilmesi güncel kılavuzlarda önerilmektedir.

  • Nefes darlığı, göğüs ağrısı, bayılma/bayılacak gibi olma

    • Efor kapasitesi (yürüme mesafesi, merdiven çıkma, gece nefes darlığı)

    • Son haftalardaki hızlı kötüleşme bulguları

    • Kullanılan ilaçlar ve daha önceki operasyonlar

  • EKO ile:

    • Aort darlığının derecesi, kapak yapısı (kalsifik, biküspit vb.)

    • Sol ventrikül pompa gücü ve kalbin kalınlaşması

    • Eşlik eden kapak sorunları (mitral/triküspit)

    • Akciğer basınçları ve kalbin doluş özellikleri
      değerlendirilir. EKO, tedavi zamanlamasının ve yöntemin seçilmesinde temel testtir.

  • Aort darlığı olan hastalarda koroner damar hastalığı eşlik edebilir. Bu nedenle çoğu hastada:

    • Koroner anjiyografi veya

    • Uygun hastada BT koroner anjiyo
      planlanır.
      Eğer koroner damarlarda ciddi darlık varsa, cerrahi AVR sırasında bypass gerekliliği değerlendirilebilir.

  • Minimal invaziv AVR veya TAVI düşünülüyorsa (ve bazı seçilmiş cerrahi planlamalarda) BT ile ölçüm ve planlama yapılır:

    • Kapak halkası ölçümleri, aort kökü, çıkan aort ve arkus anatomisi

    • Damar giriş yolu (kasık damarları) uygunluğu

    • Kireçlenme dağılımı ve risk oluşturan anatomik özellikler
      Bu değerlendirme, doğru kapak boyutu ve güvenli uygulama için kritiktir.

    • EKG ile iletim sistemi ve ritim değerlendirilir

    • Atriyal fibrilasyon gibi ritim bozuklukları varsa tedavi planına etkisi konuşulur

    • Bazı hastalarda Holter gerekebilir
      Ritim ve iletim sistemi, özellikle işlem sonrası “kalp pili ihtiyacı” açısından önem taşıyabilir.

  • Standart olarak:

    • Hemogram (kansızlık, enfeksiyon bulguları)

    • Böbrek ve karaciğer fonksiyonları

    • Elektrolitler

    • Pıhtılaşma testleri (kan sulandırıcı kullanımı varsa özellikle)

    • Gerekirse tiroid ve ek testler
      yapılır. Amaç, ameliyat/işlem sırasında ve sonrasında komplikasyon riskini azaltmaktır.

  • Özellikle nefes darlığı olan veya KOAH/astım öyküsü bulunan hastalarda:

    • Akciğer grafisi

    • Gerekirse solunum fonksiyon testi
      planlanabilir. Bu değerlendirme, anestezi ve ameliyat sonrası iyileşme sürecini öngörmeye yardım eder.

  • Kapak hastalarında enfeksiyonun önlenmesi önemlidir. Gerekli görülen hastalarda:

    • Diş ve ağız içi enfeksiyon odağı değerlendirmesi

    • İdrar/solunum yolu enfeksiyonu bulguları
      kontrol edilir. Aktif enfeksiyon varsa önce tedavi edilmesi planlanır.

  • Kullandığınız ilaçların bir kısmı işlem öncesi düzenlenebilir:

    • Kan sulandırıcılar (warfarin/DOAC/antiagreganlar)

    • Şeker ilaçları (özellikle bazı yeni nesil ilaçlar)

    • Tansiyon ve idrar söktürücüler
      Bu plan kişiye özeldir; mutlaka hekim önerisiyle yapılmalıdır.

  • İleri yaşta veya zayıf/kırılgan hastalarda:

    • Beslenme durumu, kilo kaybı, kas gücü

    • Yürüme ve denge

    • Günlük yaşam aktiviteleri
      gibi unsurlar tedavi seçimini (AVR vs TAVI) ve iyileşme planını etkileyebilir.

Ameliyatta neler yapılır?

Cerrahi AVR’de amaç; daralmış aort kapağını eşlik eden kapak halkasını da tutan kalsifikasyonlarla birlikte çıkarıp yerine yeni bir kapak yerleştirerek kalbin önündeki engeli kaldırmaktır.

Ameliyatın ayrıntıları hastaya göre değişir; ancak süreç genel olarak aşağıdaki adımlardan oluşur;

  • Ameliyat genel anestezi ile yapılır. Hasta uyutulduktan sonra kalp ritmi, tansiyon ve oksijenlenme yakından izlenir. Gerekli damar yolları ve monitorizasyon sistemleri yerleştirilir.

  • Çoğu hastada göğüs kemiğinin orta hattan açıldığı klasik yöntem (sternotomi) kullanılır. Uygun hastalarda, seçilmiş merkezlerde daha küçük kesilerle minimal invaziv yaklaşımlar da tercih edilebilir. Hangi yöntemin uygun olduğu; kapak anatomisi, eşlik eden hastalıklar ve ek işlem gereksinimine göre belirlenir.

  • Birçok AVR ameliyatında, ameliyat sırasında kan dolaşımı ve oksijenlenme geçici olarak kalp-akciğer makinesi ile sağlanır. Bu sayede cerrah, kapağı güvenli şekilde değiştirirken kalp kontrollü bir ortamda korunur.

  • Aort damarı üzerinde kontrollü bir kesi yapılarak kapak görülür. Daralmaya neden olan kalsifik ve sertleşmiş kapak dokusu çıkarılır; kapak yuvası (anülüs) dikkatle temizlenir ve yeni kapağın doğru oturması için hazırlanır.

  • Kapak seçimi; yaş, kanama riski, atriyal fibrilasyon varlığı, INR takibi ve tedavi uyumu, eşlik eden hastalıklar ile yaşam tarzı ve hasta tercihi birlikte değerlendirilerek kişiye özel belirlenir.

    Yeni kapak iki ana gruptan birine ait olabilir:

    • Mekanik kapak: Dayanıklıdır; genellikle ömür boyu antikoagülan (kan sulandırıcı) gerektirir.

    • Biyoprotez (doku) kapak: Çoğu hastada uzun süreli antikoagülan gerekmez (eşlik eden durum yoksa); zaman içinde (10-15 yıl) yıpranma olabilir.

Eşlik edebilen olası işlemler

AVR sırasında bazı hastalarda aynı seansta ek işlemler de yapılabilir; seçilmiş hastalarda

  • Koroner bypass (KABG) cerrahisi

  • Aort kökü ve/veya çıkan aort cerrahisi

  • Başka kapaklara yönelik girişimler

  • Aritmi Cerrahisi

  • İntrakardiyak yapısal anomaliler

Bu yönetim tarzı, tek seansta sorunu bütüncül çözme açısından avantaj sağlayabilir.

Ameliyat sonrası iyileşme ve takip

  • İlk 24–48 saat yakın izlem (yoğun bakım süreci)

  • Mobilizasyonun erken başlatılması

  • Taburculuk sonrası yara bakımı, ilaçların düzenlenmesi, kademeli efor artışı

  • Takip EKO planı kalp ekibi tarafınca planlanır.


    Not: İyileşme hızı; yaş, eşlik eden hastalıklar ve eş zamanlı işlemlere göre değişebilir.